Kanallar ve bisikletler şehri, Kuzeyin Venediği, Özgürlük dünyası, Amsterdam...
Amsterdam'ın bence en etkileyici yani özgürlük kavramı. İnsanlar bu kadar özgürlüğün ve sınırsızlığın içinde kendi sınırlarını saygı çerçevesinde oturtmayı başarmışlar. Kuralları kaldırmışlar ama "insana saygı" kavramını o kadar iyi yerleştirmişler ki kuralsızlığı hiç bir alanda hissetmiyorsunuz. Belki de asıl başarı burada...
Neyse güzel bir şehir, yaşanılabilir bir şehir bir de bu kadar soğuk olmasa... İki kere gitme fırsatım oldu, biri Aralık, biri Şubat ayındaydı. Soğuk konusunda biraz ben de kaşınmışım sanıyorum :)
Şehrin içinde bir çok kanal ve bunları birbirine bağlayan yüzlerce köprü bulunuyor. Son öğrendiğime göre 161 kanal ve bunları birbirine bağlayan 1281 köprü varmış. Kanalların kenarında muhteşem Amsterdam evleri görülmeye değer. Evler o kadar güzel ve yer yokluğundan o kadar değerli ki daha çok ev yapılabilmesi amacıyla evlerin tamamı oldukça dar cepheli yapılmış. Tabii evler dar olduğu için mobilyalar merdivenlerden taşınamadığından evlerin üzerinde kancalar bulunuyor ve mobilyalar dışarıdan taşınıp pencereden eve sokulabiliyor.
Bu evleri en iyi görebileceğiniz seçenek elbette kanallarda dolaşabileceğiniz botlar, bir kanal turu almanızı kesinlikle öneririm. Hava ne kadar soğuk olursa olsun, o kadar etkileyici ki. Etkilenmek için yazın püfür püfür bir havada gezmeniz gerekmiyor yani.
Bu evleri en iyi görebileceğiniz seçenek elbette kanallarda dolaşabileceğiniz botlar, bir kanal turu almanızı kesinlikle öneririm. Hava ne kadar soğuk olursa olsun, o kadar etkileyici ki. Etkilenmek için yazın püfür püfür bir havada gezmeniz gerekmiyor yani.





