9 Ekim 2016 Pazar

URLA

Bir haftasonu kaçamağı için gittiğim Urla'ya geldi sıra. Araç ile Osmangazi Köprüsünden gitmeyi tercih ettim ben, Bursa'da trafik, Karacabey girişinde ve Manisa'da yol çalışması derken yolculuk 7 saate yakın sürdü. Araba ile gitmek bu şartlar altında ne kadar mantıklı çok emin değilim ama Urla'ya gitmeye değdi mi derseniz, bence değdi. Bu arada bu yol üzerinde Karacabey girişindeki Tavacı Refik'te saç kavurma, kuzu ve kestaneli kabak tatlısı yemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

Öncelikle Urla merkez ile ilgili pek bilgi veremeyeceğim zira gitmedim bile :) Otel olarak sahil kenarında Yelken Oteli tercih ettim, hemen denizin kenarında oldukça güzel küçük bir otel. Tavsiye ederim.

Urla sahili çok güzel, sakin ve huzurlu bir yer. Burada özellikle Denizaltı Cafe'de denize nazır güzel bir kahvaltı ile güne başlamanızı öneririm. Azimliyim, sporcu ruhluyum derseniz sabah sahilde bir yürüyüş de güzel olabilir bence. 

KISA BALKANLAR - MOSTAR, SARAYBOSNA, KOTOR, DUBROVNİK

Belgrad'da başlayan yolculuk kiralanan araç ile Mostar'da devam ediyor. Aslında yolculuğu Saraybosna'da bitireceğimiz için açıkçası aracı Saraybosna'da kiralayıp orada bırakmak istedik ancak Belgrad Saraybosna arasında mantıklı bir çözüm bulamadığımız için (tren, otobüs, uçak) arabayı Belgrad'dan kiraladık. Aklınızda bulunsun bu tip durumlarda aracı kiraladığınız ülkede/şehirde bırakacak şekilde plan yapmak maliyet açısından çok daha mantıklı oluyor.

Mostar, Bosna Hersek'te küçük bir şehir. Meşhur köprüsünü bilmeyen yoktur sanıyorum, gençler aşklarını ispatlamak, biraz da turistlere şov yapmak için bu nehre atlıyorlar. Şanslıysanız bir şova denk gelebilirsiniz, ben gelemedim maalesef. Mostar'da köprü ve çarşı dışında pek bir şey yok, oldukça küçük ve sevimli bir yer. Sadrvan restaurantta güzel ama turistik bir yemek yiyebilir, köprüye karşı cafelerde güzel Türk çayı içebilirsiniz.


26 Eylül 2016 Pazartesi

BELGRAD - SIRBİSTAN

Son dönemlerin favori gezi merkezlerinden olan Belgrad'a kısa bir giriş yaptım. Yaklaşık 3 gün süren seyahat bence oldukça keyifli ve bir gezi tutkunu için doyurucuydu. Yani ben genel olarak Belgrad'da aradığımı buldum diyebilirim. Belgrad'da oldukça fazla Türk turist ile karşılaşmanız mümkün, bunda Sırbistan'ın bize vize uygulamamasının da etkisi var elbette. 

Şehrin merkezinde en ünlü cadde Knez Mihajlova caddesi, burada birçok mağaza bulunuyor. Hediyelik eşya ya da diğer tüm alışverişiniz için bu caddede uzunca zaman geçirmenizi öneririm.


Belgrad'ın en önemli yeri şüphesiz kalesi, Kalemegdan. Belgrad'da gezerken hem Osmanlı izine, hem de Avusturya-Macaristan izine rastlamanız mümkün. Adeta tarihte yolculuk yapar gibi hissedeceksiniz kendinizi. Kale oldukça iyi korunmuş. Gezmeden dönmemenizde fayda var. Kaleye giderken sahilden yürümeyi tercih edebilirsiniz. Hatta bence bu güzel sahilde bisiklet kiralayıp şehri gezmenizde de fayda var. Benim bisiklet kullanımı konusunda sıkıntılarım olmasa kesin yapardım, çok özendim ama maalesef olmadı :)

18 Eylül 2016 Pazar

RODOS ADASI - YUNANİSTAN

Yunan adalarına olan genel düşkünlüğüm beni bu sefer Rodos'a yönlendirdi. Rodos adasına gitmenin birkaç farklı yolu var; Marmaris'ten feribot ile, Borajet ile direk ya da Aegean Havayolları ile Atina/Selanik aktarmalı. Ben saatlerini değerlendirip son opsiyonu seçtim. Borajet ile ilgili pek de hoş olmayan bazı anıları (iptal edilen uçaklar, 5 saat rötarlar vs) duyunca açıkçası doğru bir karar verdiğime inandım.

Rodos'ta konaklama tercihim adanın doğusundaki Lindos şehri oldu, ki bence güzel bir seçimdi. Havalimanından Lindos'a gitmek için ya 75 Euro taksi ücreti ödemeniz, ya da araba kiralamanız gerekiyor. Bir diğer alternatif ise Rodos merkeze gidip oradan otobüse binmek. Rodos'ta diğer Yunan adalarından farklı olarak otobüs ağı oldukça gelişmiş. Hemen her yere otobüs ile ulaşmanız mümkün ama tabii bir miktar uzun sürüyor arabaya göre.

Ben Lindos'ta Lindos Sun otelde kaldım ama sanırım bir daha gidersem Lindos merkezde bir butik otelde kalmayı tercih ederim. Otel aslında çok güzeldi ancak Lindos merkeze gitmek için bir araca ihtiyaç duymak bir miktar zorlayıcıydı. Bu sebeple merkezde bir otelde kalmak daha faydalı olabilir.


7 Eylül 2016 Çarşamba

TROPİKAL MEYVELER :)

Tropikal meyvelerin olduğu hemen her ülkede isimleri baştan öğrenip ezberlemeye çalıştığımı fark ettim. Buna bir son vermek adına kendime de bir not olarak buraya bu yazıyı eklemek istedim.

Dragon Fruit
Görüntü ve isim ejder ama içi hiç öyle değil inanın. Kiviye benzer ama ekşiliği daha az.


12 Ağustos 2016 Cuma

VIETNAM

Vietnam özellikle doğası ile beni çok etkiledi. Yaklaşık 30 yıl savaş (Fransa ve Amerika savaşları) altında kalmış, bombalardan kafasını kaldıramamış bir coğrafyanın hemen her yerinden bereket fışkırması gerçekten doğanın bir mucizesi. Birçok canlı türünün yok olmasının beklendiği bir savaşta Vietnam adeta kendi "survivor"larını (hayatta kalanlarını) yaratmış. Bu mucizeyi daha iyi anlamak için NatGeo'nun Hindiçin'in Vahşi Kalbi Vietnam belgeselini izlemenizi öneririm. Tabii orada gördüğünüz o hayvanları Vietnam sokaklarında sürekli görmeyeceksiniz ama daha önce de belirttiğim gibi kertenkelelere hazır olun. Bir de Vietnam'ın meşhur pazarlarının kurulduğu yerlerden gece geçmemenizi öneririm, 1-2 fare görmüşlüğüm var haliyle...


Bu bölge değişik bir bölge, Orta Doğu'ya çok benzeyen daimi bir savaş var burada. Yıllarca Çin ile uğraşmışlar, bitmiş Fransızlar, bitmiş Amerikalılar, tam o biterken Kızıl Kmerler çıkmış meydana... Buranın çilesi, savaşı bitmemiş. Şimdi hayat daha sakin gibi, ancak bahsettiğimiz savaşlar zaten öyle çok eski değil. Daha ben oradayken Çin Tibet'e girmiş Budist rahiplere saldırıyordu. Oranın kaderi de biraz Ortadoğu gibi, bitmeyen çile yani...

Tabii bu gözünüzü korkutmasın, oraya gitmek için hiçbir engeliniz yok. Güvenlik konusunda da herhangi bir sıkıntı bulunmuyor. Yani çok ama çok güzel, gitmeye görmeye o kadar değer ki... Gidin hiç pişman olmayacaksınız... Hatta benim gitme fırsatı bulamadığım Sapa bölgesine de gidin ve güzel pirinç tarlalarının fotoğraflarını çekin :)

Keyifle...

Vietnam şehirleriyle ilgili yazılarım için aşağıdaki linklere tıklayın:






VİETNAM - HANOI

Kamboçya'da başlayan gezi Vietnam Havayollarının yaklaşık 1,5 saat süren bir uçuşu ile Vietnam Hanoi'de devam ediyor. Bu arada, Vietnam Havayollarında koltuk numaranız G ise şaşırmayın, E ve G koltukları yan yana, çünkü Vietnam dilinde F harfi bulunmuyor :) Vietnam'a benim yaptığım gibi Kamboçya'dan gitmek zorunda değilsiniz elbette. THY'nin direk uçuşu ile İstanbul'da Ho Chi Minh'e (Saigon) gidebilirsiniz.

Gezi detaylarına geçmeden önce Vietnam için vize alınması gerektiğini, bu vizeyi almanın ise Kamboçya vizesi kadar kolay olmadığını belirtmek isterim. Bu vize için önce Vietnam'da bir acentadan davet mektubu almanız, sonrasında da Ankara'daki konsolosluğa başvurarak vize almanız gerekiyor. Kapıdan vize alınmıyor, aman bu hataya düşmeyin.

Vietnam, 90 milyon nüfusunu, Türkiye'nin yarısından daha küçük bir alana yerleştirmiş bir ülke. Başkenti Hanoi ve burada yaklaşık 8 milyon insan yaşıyor. Hanoi ile ilgili önemli bir detay ise şehirde 6 milyon motosiklet olduğu. Bu sebeple şehir içinde karşıdan karşıya geçmek ciddi bir sıkıntı. Hemen her yerden bir motosiklet çıkıyor ve kesinlikle trafik ışıklarını dikkate almıyorlar. Özellikle ana caddede karşıdan karşıya geçmeniz 15 dakika kadar sürebiliyor. Rehberin önerisi olabiliğince sabit hızla karşıya geçmeye devam etmek yönünde oldu, yolda ani duruşlar yapmanız kaza olasılığını arttırabiliyor.

Ben Hanoi'ye vardığımda Hanoi yaklaşık 3 gün süren bir tayfunun son gününü yaşıyordu, yılda 7-8 kere olurmuş. Ben ilkine denk geldim. Sonrasında havanın yaşanabilir hale gelmesi açısından işime gelmekle birlikte (tayfun sonrası sıcaklık bir miktar düşüyor), etrafta yıkılan ağaçları görmek gerçekten enteresan bir deneyimdi. Daha önce Japonya seyahatimde de bir tayfunu kıl payı es geçmiştim. Bunda da aynısı yaşandı :) Tayfun sonrası etrafta hummalı bir çalışma oluyor. İnsanlar birbirlerine yardım ediyorlar, ciddi bir imece mantığı olduğu söylenebilir.


VİETNAM - HALONG BAY

Hanoi'ye yaklaşık 4 saat uzaklıktaki Halong Bay, UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunuyor.  Bu arada aslında Hanoi ile Halong Bay arası mesafe 150 km civarında, neden 4 saat sürüyor derseniz, bunu Vietnam'ın muhteşem trafiği ve insanların araba/motosiklet kullanma/kullanamama becerisi ile açıklamak gerekiyor sanırım. :)

Neyse Halong Bay'e dönecek olursam, Güney Çin denizinde bulunan koyda yaklaşık 1600 adet küçük adacık var, bu adalar 400 milyon yıl önce tektonik hareketler ile kireçtaşı dağlarının su yüzüne çıkması ile oluşmuş. 


VİETNAM - HUE

Hanoi'den yaklaşık 70 dakikalık Vietnam Havayolları yolculuğu ile Hue'ye varabilirsiniz, Bu güzel ve küçük şehrin tam ortasından Parfüm nehri geçiyor. Nehir adını sonbaharda bahçelerden nehre düşen çiçeklerin kokusundan alıyor ancak ben öyle bir kokuya rastlamadım :) Otel olarak ben Saigon Morin'de kaldım, oteli hemen nehir kenarındaki konumu ve merkeze yakınlığı nedeniyle rahatlıkla önerebilirim.

VİETNAM - HOI AN

Hue'den sonra yolculuğa Vietnam'ın bir diğer güzel şehri Hoi An ile devam ettim. Hue ile Hoi An arasındaki dağ yolu gerçekten muhteşem bir manzaraya sahip. Virajlı yollarda manzarayı izlemenizi, dağ yolundaki cafelerde oturup kahvenizi içerken yöre insanı ile sohbet etmenizi tavsiye ederim. Vietnam'da genel olarak İngilizce konusunda sıkıntı yaşamanız mümkün olsa da, çat pat İngilizceleri ve en önemlisi iletişim kurma çabaları ile güzel sohbetler yapabilme ihtimaliniz oldukça yüksek.