21 Kasım 2012 Çarşamba

CEMO ETLİ EKMEK - KONYA


Yolunu Konya’ya düşerse ilk yapacağınız şeylerden biri elbette ki meşhur etli ekmeği yemek olmalı. Bence bunun için en uygun yer de Cemo. Ben Nalcalı’daki restauranta gitme fırsatı buldum, tadına doyamadım diyebilirim. Nalcalı dışında Selçuklu ve Meram’da da restaurantları bulunuyor.

CEMO’nun internet sitesi için tıklayın.

Denenmesi gereken lezzetler klasik etli ekmek, bıçak arası (kıyma yerine küçük kuşbaşı ile yapılan) ve Konya böreği (kıyma ve peynir). Hepsi harika ama benim favorim bıçak arası oldu. Sanki peyniri işe karıştırmamak daha iyi gibi. Ama hepsi afiyetle yenir ayrı :)



Deneyin pişman olmayacaksınız!

15 Kasım 2012 Perşembe

TİTİZ IZGARA SAPANCA


Yolunuz Sapanca’ya düşerse ne yapıp ne edip gitmeniz gereken bir yer Titiz Izgara. Adında ızgara geçmesine bakmayın kahvaltılar da bir enfes. Mekanın adını artık sıkça duymaya başlasak da halen amatörce yaklaşım devam ediyor. Bu da mekanı daha da güzel ve çekici bir hale getiriyor. Yemekler, kalite, hız, ilgi-alaka hepsi 1 numara.

Mekan Sapanca Gürol ve Richmond otellerine çok yakın. Oralarda kime sorsanız gösterir zaten. Mekan otantik ve loş, girişte küçük bir ev, evden arkaya doğru çıkınca da kocaman bir bahçe. Temiz hava, bol enerji, bol yemek J
 
 


Titiz’in iki uzmanlık alanı var, biri kahvaltı, biri de ızgara. Kahvaltı için sabah İstanbul’dan gidilir mi, değer bence. Gidin hem doğada temiz hava alın, hem doğal peynirler, bal, reçel, kaymak vs gibi türlü kahvaltılıklarının tadını çıkarın. Kahvaltılıkların yanında gelen pişi de cabası. Doysanız bile yemeğe devam edeceğiniz cinsten. Zaten genelde Titiz’e gidince tıka basa doymadan çıkmak mümkün olmuyor pek.

Izgaraya gelince; Köfte, sucuk, tavuk ne isterseniz var ve hepsi leziz. Ayrıca piyaz, patates kızartması ve yoğurt da enfes. Yalnız mekan haftasonları biraz kalabalık oluyor, erken gitmekte fayda var.

 
Afiyetle

7 Ağustos 2012 Salı

LANGUSTA - ÇEŞME



Restaurant Çiftlikköy tarafında sahilde. Öncelikle belirtmeliyim ki biz Temmuz ayında gitmemize rağmen dışarısı gerçekten oldukça rüzgarlıydı. Şalsız oturmak biraz zor, ama değer mi? Değer!

Mekan lüks bir mekan değil, öyle bir beklentiniz varsa size fazlasıyla salaş geleceğini söylemeliyim. Yazın akşam saatleri için önceden yer ayırmanızda fayda var.

Efendim gelelim yemeklere. Adı üstüne Langusta’ya gidince amaç balık değil böcek yemek. Öncelikle mezeler seçilebilir, hepsi başarılı ama daha önce yemediğim kadar güzel diyebileceğim bir mezesi yok. Ama özel soslu ahtapot şiddetle tavsiye edilir. Kalamar ve karides de oldukça başarılı. Mekanda hem böcek, hem de ıstakoz bulabilirsiniz. Aslında ıstakoz ve böcek benziyorlar, sadece böcek ıstakozun küçüğü denilebilir. Ancak mekanın uzmanlığı böcek konusunda. Bu nedenle önceliği böceğe vermeyi tercih ettik biz.


Böcek haşlanıp ızgara yapılıyor ve bir tepside (sunum harika) ikiye bölünmüş bir şekilde servis ediliyor. Siz de afiyetle mideye indiriyorsunuz. Fiyatlar tabiki çok ucuz sayılmaz ama bu tadı denemek için gözden çıkarılabilecek kadar da uygun :)

Afiyetle...

NOT. Fotoğraf çekemeyecek kadar çabuk mideye indi Langusta'lar. Bu nedenle fotolar fikir sahibi olmanız için internetten...

30 Temmuz 2012 Pazartesi

DAĞ RESTAURANT KİLYOS



Yolunuz Kilyos’a düşerse uğramadan geçmeyin diyeceğim bir mekan Dağ Restaurant. Oldukça salaş, yeşillikler içinde birbirinden lezzetli yemekler yiyip midenize bayram ettirebileceğiniz bir mekan.

Mekan Kilyos Burç Beach’e gelmeden hemen sağda, yok önce plaj, deniz sonra acıkınca Dağ restaurant derseniz Burç Beach dönüşü yol üzerinde solda kalıyor haliyle :))

Dağ Restaurant’ın spesiyalleri köfte ve ev yapımı patates. İkisi de çok lezzetli. Ayrıca denenmesi gerekenler çoban salata, muhteşem manda yoğurdu ve patlıcan&biber kızartma. Özellikle Kilyos’un dalgalı denizi ile boğuştuktan sonra giderseniz tüm yorgunluğunuzu alacağı ve midenizi coşturacağı kesin :)



Bu arada, mekan haftasonu akşam saatlerinde çok dolu oluyor, beklememek isterseniz bir telefon ile önceden siparişini verebilirsiniz. Bu durumda gittiğinizde yemeklerinizi hazır ediyorlar.

Afiyetle...



25 Mayıs 2012 Cuma

ESKİŞEHİR

Son Güncelleme: 2015

Eskişehir beklentilerimin üzerinde bir şehir. Gerek İstanbul’a yakınlığı, gerekse güzel ortamı ile beni cezbetti ve sık sık kendini ziyaret ettireceğe benziyor :) İşin en güzel tarafı Pendik'ten hızlı tren ile 2,5 saatte Eskişehir'e oldukça konforlu bir seyahat ile ulaşabiliyor olmanız. Ayrıca tren garı şehir merkezine o kadar yakın ki, trenden iner inmez gezmeye başlayabiliyorsunuz.

Şehire nereden başlamalı bilmiyorum. Hemen her yeri güzel. Bir şehri bir belediye başkanının ne kadar güzel bir hale getirebileceğini de görmüş oldum böylece. Hatta düşününce İstanbul'un ne hale getirilebileceğini düşünüp iyice dertlendim, güzelim şehre yazık etmişiz dedim.

Herkesin önceliği Porsuk çayında Venedik misali bir gezinti elbette. Mevsim ve zaman itibariyle bu gezintiye çıkamadım ama Porsuk’a karşı oturup bir çay içmeki kahvaltı etmek bile güzeldi. Ama siz giderseniz bir gondol sefası yapın derim. Porsuk kenarındaki cafe'lerden birinde oturup temiz havada güzel bir kahvaltı yaparak güne başlamanızı öneririm. Yine mevsimsel olarak gidemesem de yazın giderseniz Kentpark suni plajını da görmenizi öneririm. Enteresan bir tecrübe olmalı.


Eskişehir’de Odunpazarı Evleri görülmeye değer güzellikler. Hepsi küçücük rengarenk bir sürü ev. İnsanın içlerinde gezerken içi açılıyor resmen. Hemen evlerin ortasında bir çok küçük cafe, restaurant bulunuyor. Ayrıca müzelerin hemen hepsi bu bölgede. Cam sanatları müzesi, Balmumu Heykel müzesi, Lületaşı müzesi, Atlıhan El Sanatları Çarşısı vbg. Odunpazarına gitmek için taksi dışında bir opsiyonunuz da hemen merkezden bineceğiniz tramway. Tramwaydan Atatürk Lisesi durağında inip 3 dakikalık bir yürüyüş ile Odunpazarı'na ulaşabilirsiniz.








Şehrin hemen merkezinde Doktorlar Caddesinde bir yürüyüş yapıp alışverişinizi yapabilir, hemen yakındaki Haller Gençlik merkezine uğrayabilirsiniz. Doktorlar caddesi bana direk Bahariye'yi hatırlattı. 



11 Ocak 2012 Çarşamba

GAZİANTEP - HALİL USTA

Sürekli olarak iş amaçlı olarak da gitsem her gittiğimde mutlaka uğramaya çalıştığım bir restaurant Halil Usta. Böyle arada bir yerlerde kalmış aslında, bir bilen söylemese bulması zor yerini...
Mekana gidince duvardaki fotoğraflardan bir çok ünlünün de burada yemek yediğini görüyorsunuz. Yani zor bulunan bir yer dediysek şanını duyup da gelmemenin de mümkün olmadığı bir yer olduğu da kesin :)



Halil Usta’ya gidince ilk olarak meşhur küşlemenin tadına bakmak lazım, sonrasında da kaşıkla yenen bol sulu, ekşili, acılı salatasının... Küşlemeyi ilk kez burada duydum ve tattım. Marine edilmeden bu kadar lezzetli olabilen başka bir et görmedim ben. (Marine ediliyorsa da edildiğini hiç çaktırmıyor :) ) Küşleme gerçekten çok lezzetli ancak et şişin de ondan az kalır yanı yok. Öyle bir marinasyon yapılmış ki ağzınızda eriyor resmen.

Bence insan Gaziantep’e gidince kıyma kebabı yememeli, direk olaya et ile girmeli zira yeme kapasitesini kıyma ile boşuna doldurmak olur ötesi gibi geliyor bana... Bu eti yeme eylemini de kesinlikle Halil Usta’da yapmalı...


Detaylı bilgi ve adres için;
http://kebapcihalilusta.com/

23 Kasım 2011 Çarşamba

ZAMANE KAHVESİ SUADİYE

Anadolu yakasında oturanların en az bir kere gitmişliği ya da duymuşluğu vardır diye tahmin ettiğim Zamane Kahvesinden bahsedeceğim şimdi size. 

Bağdat Caddesindeki diğer cafelere göre daha yeni olduğu söylenebilir ancak gerek servisi, gerek ortamı, gerekse yemekleri ile kesinlikle tavsiye edeceğim bir yer Zamane Kahvesi.



Zamane Kahvesi hemen cadde üzerinde değil, Suadiye’de caddeden içeri doğru bir sokağa girince karşınıza çıkıyor. Sitelerinde açık adresleri var. Yemekler çok güzel, özellikle kahvaltı menüleri çok çeşitli. İnsan herşeyden yemek istiyor. Evlere paket servisleri de var. Altın günü kıvamında hazırladıkları bir de Günün Tabağı menüleri var ki içerisinde yok yok. :) Ayrıca tatlı olarak Sakızlı Cheesecake, Piramit pasta vs gibi tatlılar da denenmesi gerekenlerden.


Velhasıl yolunuz Bağdat caddesine düşerse gidin bir brunch yapın, çayınızı, süpersonic meyve suyunuzu içip arkadaşlarınızla sohbet edin. Kendinizi kesinlikle çok rahat hissedeceksiniz.

11 Kasım 2011 Cuma

ŞİRİNCE EFES FOÇA

ŞİRİNCE

Şirince Selçuk’a bağlı küçük, şirin bir köy. Tüm köyü gezmeniz toplam 15-20 dakikanızı alacaktır. Yani beklentiniz yüksek olmasın. :) Ama o küçük meydan ve sokaklarda güzel meyve şaraplarının, zeytinlerin, her çeşit reçelin tadına baktığınızda Şirince’ye geldiğinize pişman olmayacaksınız.

19 Eylül 2011 Pazartesi

CAFE NOOK ERENKÖY

Bugün yine kısaca bizim gitmekten çok zevk aldığımız bir mekandan bahsedeceğim; Cafe Nook.
Cafe Nook Bağdat Caddesinde Midpoint’in hemen yanında bulunuyor. Kendisini Midpoint aracılığıyla tarif etmek hoş değil elbette ama mekan olarak biraz daha arkada kaldığı için mecburen öyle yapıyorum. :)
Aslında mekanın caddenin hemen kenarında da masaları var, ancak asıl masalar iç taraftaki kış bahçesi tarafında ve bir de tabii cafenin içerisinde. Benim favorim her zaman kış bahçesi bölümü. Yemekleri oldukça güzel, bir de yıllardır çok az değişen garsonları da çok ilgili ve sempatik.
Menüyle ilgili bilgiler; pizzaları ve salataları çok lezzetli, sebze severlere vejeteryan pizzaları önerilir.  Ana yemek çeşitleri oldukça fazla (Çökertme kebabından Paella’ya bir çok şey var) ve porsiyonları oldukça büyük. Her daim sıcak çay var (eskiden 6’dan sonra demleme çay yoktu ancak son zamanlarda böyle bir zaman sınırlamaları yok), demleme çay olmadığı zamanlarda da Jungle Flowers isimle çayları da önerilir – benim favorim. İçki seçenekleri geniş, kokteylleri başarılı. Bazen şarap menüsü adı altında indirimli şarap-yemek içeren menüler sunuyorlar.
Kısacası caddede bir şeyler yemek-içmek ister ancak caddenin o hınca hınç kalabalığının üzerinize üzerinize gelmesini istemezseniz kesinlikle gitmeniz gereken bir mekan Cafe Nook. Keyifle önerilir...
Kış Bahçesi;
Fotoğraf kendi internet sitelerinden

http://www.nook.com.tr/

12 Temmuz 2011 Salı

POPÜLER YERLER

Uzun zamandır yazma fırsatım olmadı. Şöyle bir baktım bu arada sitede en çok hangi yazılara bakılmış diye çok çeşitli yerler var ama birincilik açık ara ile Roma'nın :) Roma'yı birinci yapanlar haksız mı? Asla! :)

İlk 10'a giren tek Türk Trabzon :) Karadeniz turu ilgi çekiyor demek ki.
Tel Aviv ve Brüksel ise en çok şaşırtanlar :) Yani Venedik listede yok ama buralar var enteresan :)
Detaylı sıralama aşağıdaki gibi;


Herkese iyi gezmeler, iyi tatiller... :)