Hanoi'den yaklaşık 70 dakikalık Vietnam Havayolları yolculuğu ile Hue'ye varabilirsiniz, Bu güzel ve küçük şehrin tam ortasından Parfüm nehri geçiyor. Nehir adını sonbaharda bahçelerden nehre düşen çiçeklerin kokusundan alıyor ancak ben öyle bir kokuya rastlamadım :) Otel olarak ben Saigon Morin'de kaldım, oteli hemen nehir kenarındaki konumu ve merkeze yakınlığı nedeniyle rahatlıkla önerebilirim.
"Years go by in the blink of an eye. Live your life. Go places. Do things. If you have the means or not. Pack a bag and go wherever you can afford to go. While you have no dependents, don’t buy stuff. Any stuff. See the world. Look through travel magazines and pick a spot. GO!"
12 Ağustos 2016 Cuma
VİETNAM - HOI AN
Hue'den sonra yolculuğa Vietnam'ın bir diğer güzel şehri Hoi An ile devam ettim. Hue ile Hoi An arasındaki dağ yolu gerçekten muhteşem bir manzaraya sahip. Virajlı yollarda manzarayı izlemenizi, dağ yolundaki cafelerde oturup kahvenizi içerken yöre insanı ile sohbet etmenizi tavsiye ederim. Vietnam'da genel olarak İngilizce konusunda sıkıntı yaşamanız mümkün olsa da, çat pat İngilizceleri ve en önemlisi iletişim kurma çabaları ile güzel sohbetler yapabilme ihtimaliniz oldukça yüksek.
VİETNAM - SAIGON (HO CHI MINH)
Meşhur Saigon, yeni adıyla Ho Chi Minh. Vietnam'ın eski başkenti, Güney'in en önemli şehri... 10 milyon insana ev sahipliği yapıyor. Kuzeyde buraya Ho Chi Minh deniyor olsa da Güney halkı eski ismi olan Saigon'u kullanmayı tercih ediyor. Bunun nedenini sorduğumda savaşı hatırlamak istemedikleri için eski ismi kullanmayı tercih ettiklerini belirttiler.
10 milyon insan ve Hanoi'ye benzer şekilde 8 milyona yakın motosiklet. Bu da demek oluyor ki inanılmaz bir trafik ve kargaşa :) İstanbul trafiğine bu kadar yakın trafiği olan (belki daha kötü) gördüğüm tek şehir. Şehrin alışveriş caddesi Dong Khoi, bu cadde üzerinde birkaç alışveriş merkezi ve hediyelik eşya dükkanı bulunuyor. Dong Khoi caddesinin hemen yanında merkez cadde ve meydan bulunuyor, buraya Time Square meydanı diyorlar. Daimi bir kalabalık var bu caddede ve birçok kafe ve restaurant bulunuyor.
Şehirde Fransız döneminden kalma Notre Dame kilisesi ve postane bulunuyor. Bu iki bina savaşta zarar görmemeyi başarmış. Hatta postane hala aktif olarak çalışıyor.
Şehirde Fransız döneminden kalma Notre Dame kilisesi ve postane bulunuyor. Bu iki bina savaşta zarar görmemeyi başarmış. Hatta postane hala aktif olarak çalışıyor.
8 Ağustos 2016 Pazartesi
KAMBOÇYA - PHNOM PENH, SIEM REAP
Uzun zamandır fotoğraflarına bakıp gitmeliyim dediğim yerlerden biriydi Kamboçya. Sonunda fırsatını buldum ve bu güzel ülkeyi görmeyi başardım. Türkiye'den maalesef direk uçuş olmadığı için Singapur Havayolları ile Singapur aktarmalı olarak Phnom Penh şehrine gittim. Uçuş oldukça rahattı ve sıkıntı yaşamadan Phnom Penh'e vardım. Tabii Singapur Havayollarını THY ile karşılaştırmam pek mümkün değil. Ben THY'yi genel olarak daha çok beğendiğimi söyleyebilirim.
Ben genelde uzak ülkelere gideceğim zaman oradaki bir tur acentası ile ilerlemeyi tercih ediyorum. Burada da Japonya'da olduğu gibi Backyard Travel ile planlamamı yaptım ve hiç pişman olmayacağım güzel bir tatil yaşadım, tavsiye ederim.
Öncelikle gitmeden önce yapılması gerekenlerden başlayacak olursam Kamboçya için vize gerekliliği var, kapıdan alabiliyorsunuz. Ancak kapıda vize kuyruğu beklemek istemezseniz önceden internetten e-visa alabilirsiniz, ki yaklaşık 15dk sürüyor. Ben e-visa almanızı öneririm, çünkü bu durumda Kamboçya'ya vardığınızda giriş işleminiz sadece 10 dk sürüyor.
Phnom Penh'e vardığımda, havalimanından çıkar çıkmaz binlerce kişilik bir insan konvoyu ile karşılaştım. İktidar ve muhalefet partileri ile ilgili yolsuzluk bilgilerini paylaşan Kem Ley isimli aktivistin öldürülmesi üzerine halk ayağa kalkmıştı. Ve binlerce insandan oluşan konvoy aktivistin cenazesini taşıyordu. Cinayetin kimin tarafından işlendiği belli olmamakla birlikte Kamboçya'da yarattığı etki inanılmazdı. Kamboçya'da halen sembolik olarak krallık devam etmekle birlikte asıl yetki başbakanın üzerinde. Ve halk arasında başbakanın ve hükümetin yapılan seçimlere usulsüzlük karıştırdığına inanılıyor.
Phnom Penh'de gidilmesi gereken yerler Wat Phnom Temple, National Museum, Royal Palace ve Mekong nehrinde bir bot gezisi. Çin'den başlayıp Myanmar, Tayland, Laos ve Kamboçya üzerinden geçip Vietnam'dan denize dökülen bu dünyanın en büyük 12. nehri gerçekten büyüleyici. Nehir aynı zamanda Amazon'dan sonra dünyanın biyolojik açıdan en çeşitli ikinci nehir sistemi.
3 Haziran 2016 Cuma
ALMANYA - BERLİN
Almanya Acı Vatan :) Almanya tatil için çok tercih ettiğim bir yer değil aslında ama Berlin genel olarak herkes tarafından çok övüldüğü için görmek istedim. Almanya'da daha önce Münih ve Köln'ü görmüştüm ve net olarak söyleyebilirim ki onlar Almanya ise Berlin değil :)
Öncelikle Berlin Türk nüfusunun en yoğun olduğu yer. Hemen her yerde Türkçe konuşan kişilere rastlamanız mümkün. Hemen hemen tüm taksi şoförleri Türk. Bunun dışında Kreuzberg zaten küçük Türkiye olarak kabul edilebilir. Kendinizi evinizde gibi hissediyorsunuz :) Tabelaların neredeyse tamamı Türkçe, etraftaki hemen herkes Türk. Canınız Türk yemeği mi çekti, bulmama ihtimaliniz yok. Öyle ki, biz bir gece çorba içmeye bile gittik,işkembe, tavuk suyu ve mercimek seçenekleri vardı :) Döner zaten her yerde var, Almanlar dönerin kendi mutfaklarına ait bir yemek olduğuna inanmaya başlamış bile :) Gittim döner yiyeyim derseniz Mustafas Gemüse döner en meşhuruymuş. Ben yemedim açıkçası :)
23 Mayıs 2016 Pazartesi
DANİMARKA - KOPENHAG
Bir haftasonu kaçamağı olarak gidilebilecek, açıkçası benim beklentimin üzerinde hareketli ve güzel bir şehir Kopenhag. Pegasus ve THY ile direk uçuş ile yaklaşık 3 saatte Kopenhag'da olabilirsiniz. Havalimanı şehir arasında metro ya da taksi seçenekleri kullanılabilir. Taksi yaklaşık 300kr tutuyor, yani 135 TL civarında.
Havalimanında pasaport kontrolü sırasında polisler pek sıcak kanlı olmasa da (5 kere neden geldin diye sordular ve seyahat dedim, kendileri oranın turistik olmadığına kanaat getirmiş inanamadılar herhalde :) ), şehirde insanlar gerçekten çok sıcakkanlı ve yardımcı. Şehrin soğuk yanına rağmen bu insanlara yansımamış. Mayıs ayında 15-16 dereceler civarında seyreden bir sıcaklık var. Tabii bu Kopenhaglılar için oldukça yüksek bir sıcaklık sanırım, zira bu havada şortla gezebiliyorlar :) Amsterdam gibi burada da bisiklet kullanımı oldukça yaygın. Anladığım kadarıyla insanlar işlerine araç yerine genel olarak bisiklet ile gitmeyi tercih ediyorlar.
Avrupa'nın en uzun yaya caddesi Stroget (araç girişine kapalı) Kopenhag'da bulunuyor. Burada saatler geçirebilir, alışveriş yapabilir ve şehrin tadını çıkarabilirsiniz. Bahsettiğim yer aşağıda turuncu olan caddeler aslında. Yani tek bir cadde değil, iç içe geçmiş caddelerden bahsediyorum :)
18 Mayıs 2016 Çarşamba
ADIYAMAN - NEMRUT
Yıllardır istediğim ancak bir türlü ayarlayamadığım Nemrut dağı gezisini nihayet şansın da yardımı ile gerçekleştirme fırsatı buldum.
Nemrut'ta güneşin doğuşunu izlemek bence ömürlük bir tecrübe... Bir daha gider miyim, sanmıyorum ama herkesin ömründe bir kere bunu yaşaması gerektiğini düşünüyorum.
Nemrut'a gitmek için iki seçeneğiniz var, Malatya tarafından, ya da Adıyaman tarafından. Ben Adıyaman'dan gittim. Adıyaman oldukça küçük bir şehir ancak özellikle Nemrut'a çıkacak turistleri ağırlayan bir kaç güzel otel seçeneği mevcut. Ben Otel Antiochos'ta kaldım.
Dağa zamanında çıkıp gün doğumunu yakalamak için sabah 3 gibi otelden ayrılıp daha doğru yol almanız gerekiyor. Yol biraz zorlu, virajlı ve bir tarafınız uçurum :) Ama gitmeye değer tabi ki. Arabayı bıraktıktan sonra yaklaşık 15-20 dakika yürüyerek tepeye çıkmanız gerekiyor. Soğuk havada bu yürüyüş biraz yorucu ve zorlayıcı oluyor. Bu arada Mayıs ayında bile çok soğuk bir hava ile karşılaşacağınızı iletmem lazım. Kesinlikle temkinli gitmelisiniz. Ben polar üzerine 2 tane kalın mont giyip bir de üzerime battaniye alarak izleyebildim.
Şimdi sözleri bırakıyorum ve fotograflara geçiyorum. Ancak fotoğrafların gerçekleri tam olarak yansıtamadığını belirtmek istiyorum. Gerçeğini izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.
20 Nisan 2016 Çarşamba
NEZAHAT GÖKYİĞİT BOTANİK BAHÇESİ
İstanbul Anadolu yakasında yaşıyorsanız baharın gelişini karşılamak adına Ataşehir'in hemen yanındaki Nezahat Gökyiğit Botanik bahçesini görmenizi öneririm. Rengarenk çiçekler ve ağaçları görünce içinizin coşku ile dolmaması mümkün değil.
Parkla ilgili yazacak çok fazla şey yok aslında, sizi fotoğraflar ile başbaşa bırakayım... Bu görsel şöleni yerinde görmenizde fayda var tabii...
Sevgiyle...
13 Nisan 2016 Çarşamba
ŞANLIURFA
Özellikle son birkaç senedir Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu turları yapmaya çalışıyorum. Nisan - Mayıs ayları hava açısından ideal aylar, tavsiye ederim. :)
Urfa'ya direk uçuş ile hem Atatürk, hem Sabiha Gökçen'den gidebiliyorsunuz. Ben sabah Sabiha Gökçen uçuşunu tercih ettim, yaklaşık 1,5 saat sonra Urfa'da oluyorsunuz. Urfa'da ise havalimanı şehir ulaşımını yaklaşık 40-45 dk'da Havaş ile sağlayabilirsiniz.
Gitmeden önce birçok insan Urfa'nın güvenlik açısından sıkıntı olabileceğini iletmişti ancak yerinde gidip görmüş biri olarak diyebilirim ki güvenlik adına hiçbir sorun yaşamadım. Hatta Balıklıgöl'de karşılaştığım minik rehberimize "Halfeti'ye giderken güvenlik sorunu yaşar mıyız?" diye sorduğumda "Yolda radar falan yok" diye cevap aldım. :) Güvenlikten kastımın ne olduğunu bile anlamayacak kadar hayatlarının içerisinde yok terör...
Urfa'da ilk iş olarak hemen herkesten duyduğumuz Cevahir Han'da kahvaltı ettik. Kahvaltı hem geniş seçenekli, hem de lezzetli. İnsanlar çok yardımcı ve güler yüzlü.
Sonra soluğu meşhur Balıklıgöl (Halil-ür Rahman) ve şehir merkezinde alıyoruz. Urfa'nın Peygamberler şehri olarak anılmasının en önemli nedeni Peygamber'lerin atası İbrahim Peygamberin burada doğması ve bir çok peygamberin bir şekilde yolunun buradan geçmesi. İnanışa göre kral Nemrut rüyasında yeni doğan bir çocuk tarafından öldürüleceğini görüyor ve o yıl doğan tüm çocuklarının öldürülmesini emrediyor. İbrahim Peygamberin annesi Sara Hatun ise İbrahim Peygamberi doğurup bir mağaraya saklıyor. İbrahim Peygamber o mağarada ceylanlar tarafından yetiştiriliyor, 1 ayda 1 yıl büyüyerek 15 yaşına geliyor. Sonrasında putperestliğe savaş açtığı için Nemrut tarafından mancınık ile ateşe atılıyor. Atıldığı ateş suya, odunlar ise balığa dönüşüyor ve böylece Balıklıgöl oluşmuş oluyor. Balıklıgöl'ün hemen yanında bir de küçük Aynzeliha gölü bulunuyor. Urfa'ya gidince ilk iş olarak burayı görmeniz gerekiyor diyebilirim. Aynzeliha gölünün etrafı çay bahçeleri ile dolu, Balıklıgöl gezisi sonrası bu çay bahçelerinden birinde bir semaver çay içmenizi de öneririm.
4 Nisan 2016 Pazartesi
POLONEZKÖY POLİNA
Bahar ayları gelmişken İstanbul'da oturanlar için bir seçenek de Polonezköy. Haftasonu Kavacık'tan yaklaşık 20 dakikada ulaşabileceğiniz Polonezköy öncelikli olarak güzel bir kahvaltı yapmak için ideal. Kahvaltının ardından parkurda güzel ve tempolu bir yürüyüş yapıp temiz havanın tadına varabilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
