23 Mayıs 2016 Pazartesi

DANİMARKA - KOPENHAG

Bir haftasonu kaçamağı olarak gidilebilecek, açıkçası benim beklentimin üzerinde hareketli ve güzel bir şehir Kopenhag. Pegasus ve THY ile direk uçuş ile yaklaşık 3 saatte Kopenhag'da olabilirsiniz. Havalimanı şehir arasında metro ya da taksi seçenekleri kullanılabilir. Taksi yaklaşık 300kr tutuyor, yani 135 TL civarında. 

Havalimanında pasaport kontrolü sırasında polisler pek sıcak kanlı olmasa da (5 kere neden geldin diye sordular ve seyahat dedim, kendileri oranın turistik olmadığına kanaat getirmiş inanamadılar herhalde :) ), şehirde insanlar gerçekten çok sıcakkanlı ve yardımcı. Şehrin soğuk yanına rağmen bu insanlara yansımamış. Mayıs ayında 15-16 dereceler civarında seyreden bir sıcaklık var. Tabii bu Kopenhaglılar için oldukça yüksek bir sıcaklık sanırım, zira bu havada şortla gezebiliyorlar :) Amsterdam gibi burada da bisiklet kullanımı oldukça yaygın. Anladığım kadarıyla insanlar işlerine araç yerine genel olarak bisiklet ile gitmeyi tercih ediyorlar.

Avrupa'nın en uzun yaya caddesi Stroget (araç girişine kapalı) Kopenhag'da bulunuyor. Burada saatler geçirebilir, alışveriş yapabilir ve şehrin tadını çıkarabilirsiniz. Bahsettiğim yer aşağıda turuncu olan caddeler aslında. Yani tek bir cadde değil, iç içe geçmiş caddelerden bahsediyorum :)




18 Mayıs 2016 Çarşamba

ADIYAMAN - NEMRUT

Yıllardır istediğim ancak bir türlü ayarlayamadığım Nemrut dağı gezisini nihayet şansın da yardımı ile gerçekleştirme fırsatı buldum.

Nemrut'ta güneşin doğuşunu izlemek bence ömürlük bir tecrübe... Bir daha gider miyim, sanmıyorum ama herkesin ömründe bir kere bunu yaşaması gerektiğini düşünüyorum. 

Nemrut'a gitmek için iki seçeneğiniz var, Malatya tarafından, ya da Adıyaman tarafından. Ben Adıyaman'dan gittim. Adıyaman oldukça küçük bir şehir ancak özellikle Nemrut'a çıkacak turistleri ağırlayan bir kaç güzel otel seçeneği mevcut. Ben Otel Antiochos'ta kaldım. 

Dağa zamanında çıkıp gün doğumunu yakalamak için sabah 3 gibi otelden ayrılıp daha doğru yol almanız gerekiyor. Yol biraz zorlu, virajlı ve bir tarafınız uçurum :) Ama gitmeye değer tabi ki. Arabayı bıraktıktan sonra yaklaşık 15-20 dakika yürüyerek tepeye çıkmanız gerekiyor. Soğuk havada bu yürüyüş biraz yorucu ve zorlayıcı oluyor. Bu arada Mayıs ayında bile çok soğuk bir hava ile karşılaşacağınızı iletmem lazım. Kesinlikle temkinli gitmelisiniz. Ben polar üzerine 2 tane kalın mont giyip bir de üzerime battaniye alarak izleyebildim.

Şimdi sözleri bırakıyorum ve fotograflara geçiyorum. Ancak fotoğrafların gerçekleri tam olarak yansıtamadığını belirtmek istiyorum. Gerçeğini izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.




20 Nisan 2016 Çarşamba

NEZAHAT GÖKYİĞİT BOTANİK BAHÇESİ

İstanbul Anadolu yakasında yaşıyorsanız baharın gelişini karşılamak adına Ataşehir'in hemen yanındaki Nezahat Gökyiğit Botanik bahçesini görmenizi öneririm. Rengarenk çiçekler ve ağaçları görünce içinizin coşku ile dolmaması mümkün değil.

Parkla ilgili yazacak çok fazla şey yok aslında, sizi fotoğraflar ile başbaşa bırakayım... Bu görsel şöleni yerinde görmenizde fayda var tabii...

Sevgiyle...






13 Nisan 2016 Çarşamba

ŞANLIURFA

Özellikle son birkaç senedir Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu turları yapmaya çalışıyorum. Nisan - Mayıs ayları hava açısından ideal aylar, tavsiye ederim. :)

Urfa'ya direk uçuş ile hem Atatürk, hem Sabiha Gökçen'den gidebiliyorsunuz. Ben sabah Sabiha Gökçen uçuşunu tercih ettim, yaklaşık 1,5 saat sonra Urfa'da oluyorsunuz. Urfa'da ise havalimanı şehir ulaşımını yaklaşık 40-45 dk'da Havaş ile sağlayabilirsiniz.

Gitmeden önce birçok insan Urfa'nın güvenlik açısından sıkıntı olabileceğini iletmişti ancak yerinde gidip görmüş biri olarak diyebilirim ki güvenlik adına hiçbir sorun yaşamadım. Hatta Balıklıgöl'de karşılaştığım minik rehberimize "Halfeti'ye giderken güvenlik sorunu yaşar mıyız?" diye sorduğumda "Yolda radar falan yok" diye cevap aldım. :) Güvenlikten kastımın ne olduğunu bile anlamayacak kadar hayatlarının içerisinde yok terör... 

Urfa'da ilk iş olarak hemen herkesten duyduğumuz Cevahir Han'da kahvaltı ettik. Kahvaltı hem geniş seçenekli, hem de lezzetli. İnsanlar çok yardımcı ve güler yüzlü.





Sonra soluğu meşhur Balıklıgöl (Halil-ür Rahman)  ve şehir merkezinde alıyoruz. Urfa'nın Peygamberler şehri olarak anılmasının en önemli nedeni Peygamber'lerin atası İbrahim Peygamberin burada doğması ve bir çok peygamberin bir şekilde yolunun buradan geçmesi. İnanışa göre kral Nemrut rüyasında yeni doğan bir çocuk tarafından öldürüleceğini görüyor ve o yıl doğan tüm çocuklarının öldürülmesini emrediyor. İbrahim Peygamberin annesi Sara Hatun ise İbrahim Peygamberi doğurup bir mağaraya saklıyor. İbrahim Peygamber o mağarada ceylanlar tarafından yetiştiriliyor, 1 ayda 1 yıl büyüyerek 15 yaşına geliyor. Sonrasında putperestliğe savaş açtığı için Nemrut tarafından mancınık ile ateşe atılıyor. Atıldığı ateş suya, odunlar ise balığa dönüşüyor ve böylece Balıklıgöl oluşmuş oluyor. Balıklıgöl'ün hemen yanında bir de küçük Aynzeliha gölü bulunuyor. Urfa'ya gidince ilk iş olarak burayı görmeniz gerekiyor diyebilirim. Aynzeliha gölünün etrafı çay bahçeleri ile dolu, Balıklıgöl gezisi sonrası bu çay bahçelerinden birinde bir semaver çay içmenizi de öneririm.



4 Nisan 2016 Pazartesi

POLONEZKÖY POLİNA

Bahar ayları gelmişken İstanbul'da oturanlar için bir seçenek de Polonezköy. Haftasonu Kavacık'tan yaklaşık 20 dakikada ulaşabileceğiniz Polonezköy öncelikli olarak güzel bir kahvaltı yapmak için ideal. Kahvaltının ardından parkurda güzel ve tempolu bir yürüyüş yapıp temiz havanın tadına varabilirsiniz.



1 Mart 2016 Salı

BİR BAHAR GEZİSİ SAPANCA

Sapanca benim için genel olarak Richmond Nua'da masaj ve Titiz'de muhteşem kahvaltıdan ibaretti bugüne kadar. Bunları daha önce kısaca yazmıştım zaten, 

İstanbul'a 1,5 saat uzaklıktaki Sapanca günübirlik kaçamaklar için ideal. Gidip doğa yürüyüşü yapıp göl kenarındaki cafelerden birinde (Gölevi güzel bir seçenek) çay, kahve için en son Alabalık yiyerek günü tamamlamanız mümkün. Daha önce de dediğim gibi benim favorim Titiz'de kahvaltı ancak kahvaltı sonrası gitseniz de yapabileceğiniz bir çok aktivite var. 



26 Ocak 2016 Salı

BİR KIŞ GEZİSİ BOLU ABANT

Haftasonu kalktınız, dışarısı buz gibi, enerjiniz oldukça düşük, işte o nokta tam da karar alma noktanız bütün günü evde miskin geçirmek ya da kendinizi sokağa atıp aktivite peşinde koşmak. Benim her zaman ikinci tarafta olduğumu söylememe gerek yok sanıyorum :)

İşte böyle bir soğuk İstanbul sabahında İstanbul'dan kalkan araç kendini Bolu'da buldu. Karlı bir Bolu/Abant turu gerçekten aradığım şeydi sanıyorum. Karlarda yuvarlanmak, kartopu oynamak, müthiş manzarayı izlemek ve o manzarayı ancak 3'te 1'i güzelliğinde gösterebilen fotoğrafları çekmek. 

Evet fotoğraflar gerçeği tam yansıtamıyor ama yine de güzeller bence... Sadece gözünüzde canlandırabilmeniz için bir miktar fotoğraf... :) O beyazlık ve temizlik duygusu hem beden, hem ruh dinlendirmek için muhteşem. Bir de bu beyazlık İstanbul'da yağan ve trafik nedeniyle bizi illet eden bir beyazlık değil. Ayrıca sonrasında her taraf buz, çamur vs de olmuyor. Bu gerçekten doğa harikası bir beyazlık... 

 

25 Ocak 2016 Pazartesi

AVUSTURYA - VİYANA

Viyana güzel, sakin, küçük ve kış aylarında oldukça soğuk bir şehir. Küçük havalimanına varır varmaz hızlıca pasaport işlemlerinizi halledebiliyorsunuz ve 16 dakikada CAT treni ile şehir merkezine (Landstrasse) ulaşabiliyorsunuz. Önerim tren biletini baştan gidiş-dönüş almanız. Bu arada bilet almamazlık etmeyin kesin kontrol ediliyorsunuz. Tren ile ulaştığınız Landstrasse'den metro ile istediğiniz bölgeye ulaşmanız mümkün.

Oteli tercihen meşhur Stephansplatz veya Rathaus civarlarında tutmanızda fayda var. Ben son gidişimde Rathaus'a 3 dk yürüme mesafesinde bir Airbnb'de kaldım. Çok da başarılıydı.

Habsburg ailesinin damgasını vurduğu şehirde bir çok saray ve kilise bulunuyor. Benim en beğendiklerim arasında Schönbrunn, Belvedere  ve Hofburg (Imperial Palace) sayılabilir. Bahsi geçen saraylar kadar sarayların bahçeleri de muhteşem.




Tabi ki tepesine çıkıp şehri inceleyebileceğiniz Stephansdom da uğramadan gelmemeniz gereken yerlerden. Stephansdom'un hemen önü Stephansplatz, zaten burasi sehrin genel merkezi de sayilabilir. Hatta Viyana'da ne tarafa yürüseniz son noktada Dom'a çıkıyorsunuz :) Burada Kartner Strasse'de yürüyüş yapıp şehrin havasını almanız tavsiye edilir. Bir de lüks alışveriş sevenlerdenseniz Kohlmarkt'a bir gidip mağazaları gezmenizi öneririm.






10 Ocak 2016 Pazar

HOLLANDA-AMSTERDAM

Kanallar ve bisikletler şehri, Kuzeyin Venediği, Özgürlük dünyası, Amsterdam...

Amsterdam'ın bence en etkileyici yani özgürlük kavramı. İnsanlar bu kadar özgürlüğün ve sınırsızlığın içinde kendi sınırlarını saygı çerçevesinde oturtmayı başarmışlar. Kuralları kaldırmışlar ama "insana saygı" kavramını o kadar iyi yerleştirmişler ki kuralsızlığı hiç bir alanda hissetmiyorsunuz. Belki de asıl başarı burada... 

Neyse güzel bir şehir, yaşanılabilir bir şehir bir de bu kadar soğuk olmasa... İki kere gitme fırsatım oldu, biri Aralık, biri Şubat ayındaydı. Soğuk konusunda biraz ben de kaşınmışım sanıyorum :)

Şehrin içinde bir çok kanal ve bunları birbirine bağlayan yüzlerce köprü bulunuyor. Son öğrendiğime göre 161 kanal ve bunları birbirine bağlayan 1281 köprü varmış. Kanalların kenarında muhteşem Amsterdam evleri görülmeye değer. Evler o kadar güzel ve yer yokluğundan o kadar değerli ki daha çok ev yapılabilmesi amacıyla evlerin tamamı oldukça dar cepheli yapılmış. Tabii evler dar olduğu için mobilyalar merdivenlerden taşınamadığından evlerin üzerinde kancalar bulunuyor ve mobilyalar dışarıdan taşınıp pencereden eve sokulabiliyor.

Bu evleri en iyi görebileceğiniz seçenek elbette kanallarda dolaşabileceğiniz botlar, bir kanal turu almanızı kesinlikle öneririm. Hava ne kadar soğuk olursa olsun, o kadar etkileyici ki. Etkilenmek için yazın püfür püfür bir havada gezmeniz gerekmiyor yani.


25 Aralık 2015 Cuma

PREGIO PIZZA

Beykoz Göksu Evlerinin içerisinde küçücük bir restaurant burası, Pregio. Gerçekten çok ama çok lezzetli pizzalar yapıyorlar, her gittiğimde yemelere doyamıyorum. :)

Henüz pizza yemekten makarna ve salatalarının tadına bakamadım ama pizza severseniz gidin ve deneyin derim.

Özellikle favorilerim Cheddarlı Biftekli ve İtalyan. Yengeç pizza da güzeller arasında. Bu arada pizza öncesi aşağıda gördüğünüz muhteşem bruschetta'yı yemeyi de aman atlamayın.